Müzik dünyasına ne zaman ve nasıl girdiniz? Ne zamandır müzik sektörünün içindesiniz? Hikayeniz nedir?

02.09.1987 yılında Belçika’da dünyaya geldim. Bursa’da yaşıyorum.11 yaşından itibaren Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarın’da klasik batı müziği eğitimi almaya başladım. Viyola çalıyorum. Uzun yıllar Bursa Senfoni Orkestrasında viyola çaldım ve yurt dışında çeşitli konserlerde farklı orkestralar ile görev aldım. Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarın’dan mezun oldum. Halen viyola dalında yüksek lisansıma devam etmekteyim. Yaklaşık 8 yıldır sahne alıyor, şarkı söylüyorum.

Çaldığınız bir enstrüman var mı? Tercih etme sebebiniz nedir?

Esas branşım “Viyola”. Aslında viyola çalmayı ben tercih etmemiştim. Konservatuvar yetenek sınavlarına girdiğimde 11 yaşındaydım ve viyolanın ne olduğunu bile bilmiyordum. Bana hangi enstrumanı çalmak istersin dediklerinde keman ya da piyano cevabını vermiştim. Ardından fiziki yapıya göre benim viyola çalmam uygun bulundu. Enstrumanımla tanıştıktan sonra çok sevdim. Bir enstruman çalmak bir sanatçı için her zaman büyük bir katkıdır. Müziğin içerisinden gelmiş olmanın göstergesidir bana göre. Ve bu yolda ki farkındalığımı artırdığını düşünüyorum.

Uzun yıllar müzik dünyasını içindesiniz? Bu başarıyı devam ettirmenin sırrı nedir?

Her şeyden önce uğraştığınız işi sevmek en önemlisi. Tabiî ki ben müziği bir iş olarak bile görmüyorum çünkü müzik vazgeçilmezim. Ben çok ufak yaşlarda kendimi müziğe adamanın kararını konservatuvar eğitimi almak istediğimde ve bu yola baş koyduğumda vermiştim. Müzik eğitimimi tamamladım, müziğe olan sevgimi beni dinleyenlere aktardım ve bu şekilde başarıyı sağladığımı düşünüyorum.

Müzik sizin için ne ifade ediyor?

Müziksiz bir hayat düşünemiyorum. Çünkü duygularımızı, düşüncelerimizi, kelimeye dökemediğimiz bazı cümleleri müzikte bulduğumuza inanıyorum. Müzik tamamen saf ve biz o saflıktan ruhumuzu doyuruyoruz.

“Aşka Emanet” albümünüzden bahseder misiniz?

Bu albümde gerçekten müzik piyasasında kendini ispat etmiş çok değerli müzisyenler ile çalıştım. Şarkıların yazarlarından tutunda aranjeyi yapan, albümde çalan müzisyenlere kadar stüdyo aşamasında teknik olarak bize yardımcı olan herkes bütün enerjileri ile çalıştılar. Albümümün ilk şarkısı “Belki”  söz ve müziği sevgili Adnan Fırat’a aittir. Kendisi dillere dolanan birçok güzel şarkının sahibidir. Albümümün ikinci şarkısı olan “Pişmanım” sevgili Suat Suna’nın yıllar önce bizlere kazandırdığı bir şarkı. Albümümde cover olan şarkımdır. Üçüncü şarkım klibi çekilen ve çıkış parçam olan “Ağır yaralı” sözleri Levent Sevinç bestesi ise Aytaç Özgümüş’e ait. Düzenlemesi ünlü aranjör Gökhan Varol’a aittir. Dördüncü şarkım “Dilek” yine Levent Sevinç bestesidir. Ve son olarak albümümün remix şarkısı olan ve yıllardan beri dinlediğimiz sevgili Bendeniz’in “Boşver” isimli şarkısı aranjesi Burak Yeter’e aittir. Ve tabi sayamayacağım bir sürü değerli müzisyenin emeği var bu albümde. Albümü alıp dinleyen herkes zaten bunu anlayacaktır.

İlk klip çalışmanız “ Ağır Yaralı”. Klibiniz hakkında ki düşünceleriniz nedir?

Klibimiz sevgili Lara Sayılgan yönetmenliğinde 20 kişilik bir ekiple yaklaşık 18 saat süren bir çalışma ile Kilyos sahillerinde kliplendi. Gerçekten sonbahar aylarında ve o hava koşullarında deniz kenarında bir klip çekmek zordu. Ancak ilk klip heyecanım olduğundan hiç bir şey hissetmedim diyebilirim. Tamamen işime konsantre olmuş bir şekilde klip çekimini gerçekleştirdik. Çünkü bu albüm sürecinde beni en tedirgin eden şeylerden biri idi klip çekimi. Şarkı söylemek benim için güzel bir iş ama bir klipte oyunculuk sergilemek zor. Yinede klibimi ilk izlediğimde üstesinden geldiğimi fark ettim ve bundan sonrakilerin daha da güzel olacağından şüphem yok.

Ben dinlemeden önce bana ayrılık hissini, üzüntüsünü çağrıştırdı. Hiç böyle hissettiniz mi?

Tabiî ki “Ağır Yaralı” şarkım bitmiş bir sevginin, kişide bıraktığı izlerden bahsediyor aslında. Bizimde hissettirmek istediğimiz aslında tam da bu duyguydu. Zaten klipte de görüldüğü gibi klip partnerim ile olan sahnelerde hep mutluyum ve eskiyi hatırlıyorum. Ancak tek başıma olduğum sahnelerde hep üzgün ve ağlamaklı bir kadını canlandırıyorum.

İyi bir sanatçı olmanın kriterleri sizce nedir?

İyi bir sanatçı nasıl olur aslında bunu bir kalıba sokmak mümkün değil. Çünkü iyinin derecesi tartışılır. Müzikte belli bir kalıplara sığdırılamaz. Çünkü ucu bucağı yoktur. Ama tabiî ki önce var olan bir yetenek olmalı müzik yeteneği, ardından onu bilgi ve eğitimle harmanlamak gerek ve sonrasında ise müziği hissetmek ve hissettirebilmek.. Doğru örnek olabilmek …

Düet yapmak istediğiniz sanatçı kim yada sanatçılar kimlerdir?

Düet yapmak gerçekten son zamanlarda oldukça ses getiriyor ve bende tabiî ki bunu bir sanatçı ile gerçekleştirmek isterim. Şu sanatçı olsun diye belirlediğim bir şey yok. Ama bir gün Sezen Aksu ile aynı sahnede onun şarkılarından birini söylemek isterim. Sanırım bu yoldaki en büyük hayallerimden biride bu.

En çok dinlemeyi ve söylemekten keyif aldığınız müzik türü nedir?

Pek ayrım yapmam bana hitab eden her tarzı dinlemeye çalışırım ve aynı şekilde söylemeye de. Ama tabiî ki tarzım pop müzik ve genelde ağırlıklı olarak sahnemde bu pop tarzda şarkılara ağırlık veriyorum.

Yeni proje ve planlarınız nedir?

Doğukan Manço ile gerçekleştirdiğimiz bir proje var şuan. Ve bu proje gerçekten benim için çok önemli. Gerçekten çok güzel ve yorumlamaktan keyif aldığım bir şarkı “Sakin ol!” Bir Sezen şarkısı. Doğukan ile enerjimizin bir olması bu projeye daha da yansıdı ve sonucunda ikimizde çıkan işten memnunuz tabiî ki bu dinleyenlere de yansıdı ve çok güzel tepkiler aldık her ikimizde. Klibimiz çekildi geçtiğimiz günlerde ve çok yakında ekranlarda yaza damgasını vuracak bomba gibi bir klip geliyor sürpriz isimlerle. En son ve en yeni projem buydu son zamanlarda. Ardından yine kendi “Aşk’a emanet” adlı albümümdeki şarkılardan birine yeni bir klip gelecek.

Hedefleriniz nedir?

Müzikteki hedefim sesimi daha büyük bir kitleye duyurmak. Şarkı söylemeyi gerçekten çok seviyorum ve kendini müziğe adamış biriyim. Şarkı söylerken hissettiklerimi  beni dinleyenlere ulaştırmak ve aynı duyguda bir bütün olmak. Sanırım bundan güzel bir hedef yok.

Bursa’da yaşadığınızı duydum. Bursa’yı tercih etmenizin nedeni nedir?

Bursa’da yaşamayı tercih etmemde seçenek aslında o kadar çok ki gerçekten şehrimin yeşilini seviyorum. 14 yıldır Bursa’da yaşıyorum. Beni bu şehre bağlayan çok güzel anılarım var, ailem var dostlarım var. O yüzden bu Bursa’nın yeri bende ayrı.

Sahne (Müzik) hayatınız dışında neler yapıyorsunuz?

Müziksiz bir günüm yok aslında. Bir şekilde günümü müzikle dolduruyorum. Sevdiğim sanatçıların konser performanslarını izliyorum. Kendi repertuarım için yeni şarkıları araştırıyor ve dinliyorum.

Hobileriniz nedir?

Fırsat buldukça sinemaya giderim, kitap okumayı ve yüzmeyi severim.    Sevdiklerimle vakit geçirmekten mutluluk duyarım.

En büyük hayaliniz nedir?

Bu albümle en büyük hayalime yaklaştım aslında şimdi üzerine daha da başarılı işler koyarak Tuğba Yurt ismini hafızalara kazımak ve sesimi olabildiğince büyük kitlelere duyurmak istiyorum.

Hayat felsefeniz nedir?

Ufacık anlardan mutluluk çıkarmak ve şükretmek gerektiğine inanırım. Ve böyle yaşamaya gayret gösteririm bende.

Gezmeyi ve Seyahat etmeyi sever misiniz?

Seyahat etmeyi severim. Görmediğim yerleri görmek, keşfetmek bana huzur ve mutluluk verir. İlerleyen zamanlarda farklı şehirlerde konserlerim yoğunlaşacak ve bende o zaman görmediğim yerleri görmüş olacağım. Şimdiden bunun için heyecanlıyım aslında

Seyahat ettiğiniz yerler arasında sizi en çok etkileyen yer veya yerler nereleridir?

Ayırt etmek o kadar zor ki. Gerçekten ülkemin her yeri ayrı bir güzelliğe sahip. Genellikle benim yazları tercih ettiğim “Assos” çok beğendiğim yerlerden biridir. Hem doğası hem de denizi.

Mutlaka gidip görmeliyim dediğiniz bir yer var mı?

Aslında keşke dünyanın her yerini görebilme imkanım olsa ama ilk tercihlerim sanırım Japonya ve Hindistan olurdu.

Seyahat sırasında olmazsa olmaz dediğiniz yanınızda ne veya neler olur?

Seyahat etmekten keyif aldığım dostlarımın olması yeterli.

Sahne hayatı aşk hayatını etkiler mi? Sizin aşk hayatınızı etkiliyor mu?

Aslında etkilememesi gerek diye düşünüyorum. Ama duygusal açıdan etkilenebilinir ve bu kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Kimisi bundan beslenir kimisi tam tersi. Ben şuan tamamen işime ve yeni projelerime konsantre olmuş bir şekilde yoluma devam ediyorum. İleride sanırım bu soruya cevap vermem daha mümkün olur.

Aşk hakkında ne düşünüyorsunuz? Aşk sizin için ne ifade ediyor?

Aşk güzel ve yaşanılması gereken bir duygu ama biraz da hastalıklı bir ruh hali gibi geliyor bana.

Bir ilişki de kendinizi nerede görüyorsunuz?

Bir ilişkide kendimi şu noktada görüyorum diye bir yer belirlemesi olmaz bana göre.

Karşılıklı anlayış, saygı ve sevgi olduğu müddetçe.

Sosyal medya’da şu an konuşulan konulardan biride hayvanlar ve hayvan hakları. Siz ne düşünüyorsunuz? Bu konu ile ilgili çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

Hayvanları korumak ve onlara sahip çıkmak bizim en büyük insani görevimiz. Çünkü onlar bize muhtaç yaşayan canlılar ve bize emanetler. Bu konuda destek amaçlı olan her projede bende destek vermekten ve bulunmaktan mutluluk duyarım.

Çok samimi arkadaşlarınız arasında yada aile içinde bir lakabınız, takma isminiz var mı?

“Tuğba” yerine “Tuğbiş” diye seslendikleri çok oluyor.

Moda ile aranız nasıl?

Modayı yakından takip ederim. Hangi renk daha ön planda ya da hangi ayakkabı tarzı o sene moda ilgimi çeker. Beni yansıtmayan şeyler olduğu zaman moda da olsa tercih etmem. Önemli olan şey giydiğim kıyafetin bana yakışması benim için. Günlük hayatta spor şeyler tercih ederim ve daha rahat hissettiğim kıyafetleri giyerim.