Kendinizi biraz tanıtır mısınız?

Merhaba, ben Sevi Orakoğlu Özbelli. 1977 Yalova doğumluyum. Babamın mesleği gereği bir çok şehri dolaşarak büyüdüm. İtu’de Gemi İnsaat ve Marmara’da İk Yüksek Lisansı yaptım. Dansla ve tiyatroyla ilgili tüm faal çalışmalarım üniversite yılların da başladı. okulun ilgili konulardaki ekiplerine katıldım ve gerçekten yaptığı işi iyi bilen hocalarla ve esin verici bir ruha sahip olan ekiplerle kesişti yolum.

Türkiye de eşli dansların esaslı bir zemine oturmasında benim kuşağım etkin bir rol alırken, ben de bunun aktif bir parçasıydım. Türkiye’yi 2003 yılında Moldovo’da yapılan Standart Danslar Dünya şampiyonasında ilk temsil eden çift olma onuruna sahibim. Kendi ülkemde de eşli danslarda yarıştım ve Dans Federasyonunun etkinleşmesi adına da her zaman destek veren çalışmalar yaptım. 2007 yılında Madrid Amor Des Dios Flamenco okulunda sertifikasyon yaptıktan sonra 2009 yılında Pera Güzel Sanatlar Flamenko bölümünden mezun oldum. 2004 yılında Yiğit Sert Demir’in yazdığı Bekleme Salonu oyunuyla Lions En iyi kadın oyuncu dört adayından biri oldum. Yine 2008 yılında sevgili arkadaşım Can Utku’nun yazdığı ‘Elim Sende’ oyunuyla önce büyük juri’ye önerildik arkasından da yine en iyi kadın oyuncu aday havuzunda yer almak şerefine nail oldum. 2011 yılında yine sevgili arkadaşım Can Utku’nun yazdığı “Fatihte Son Tango” oyunundaki ‘Muazzez’ rolüyle 36. İsmet Kuntay Özendirme ödülünü aldım.

Şimdi Amerika’da Connecticut ta Arthur Murray dans okullarında eşli danslar eğitmeni olarak çalışıyorum.

Flamenko’nun Dünya’daki çıkışı ve gelişimi nasıl olmuştur?

Orta çağ sonlarında Hindistan’dan çingenelerin İspanyaya göçü sonrasında bu etnik gruba o dönem İspanyası’nın Beriberi – Arap Müslümanlarının ve Endülüs kültürünün de katılmasıyla yeni bir kültür formu oluşmaya başlar. İspanya’nın yerli halkı tarafından çok kabul görmeyen bu etnik grup kendi içinde acılarını, hayata tutunma ve birbirlerine destek olma gayretlerini çoğu geceler bir araya gelmek, müzik ve dansa dökmek suretiyle ifade ederler. Dışlanmış bu grubun bu hayatta kalma formülü gittikçe İspanya’da ilgi görmeye ve çeşitli eğlence mekanların da yer bulmaya başlar. Form sevildikçe yaygınlaşmaya da başlar.

Bugün Flamenko’nun dünyaya yayılıp evrenselleşmesinde bu kültürün esas sahibi olan halkın var olma ve tutunma çabalarının kalpleri titretip derinden sarması etkilidir. Çünkü modern zaman insanının ana mücadelesi de Kabul görebilme uğruna dışlanan öz benliklerini ifade edebilecek hür bir alan arayışıdır. Flamenko bu özgürlük arzusunun; özünü dile getirme arzusunun çığlığıdır.

Flemenko ile tanışmanız nasıl oldu? Flamenko Dansına nasıl girdiniz?

Benim Flamenko’ya başlamam o dönemki dans antrenörüm sayesinde oldu. International Latin Amerikan dansları yarışmacısıydım ve yarışılan 5 danstan biri Paso – Dolble idi. Paso – Doble eşli danslar formunda Flamenko’nun bir ifadesi olarak tanımlanabilir. Bu formu geliştirmek gerekliliği üzere Pera Güzel Sanatlar Flamenko bölümüne başladım. Dansı tanıdıkça daha çok sevdim ve bölümden mezun olduktan sonra da Madrid’teki Flamenco okulu Amor Des Dios’a gittim.

Türkiye’de Flamenko’nun yeri nerede?

Flamenko’nun Türkiye’deki yeri her geçen gün daha da kökleniyor. Artık birçok grup ve birçok Flamenko sanatçısı var ülkemizde. Endülüs kültüründen doğmuş bu form gerçekten bizim topraklarımızdaki derinlik ve anlamla da birleşince ortaya çok değerli çalışmalar çıkartıyor meslektaşlarım, hepsiyle gurur duyuyorum. Ben şu anda ülkemden uzakta olsam da çalışmaların bu hızda ve bu tutkuyla gelişmesi insanın içinde ümit ve yeni esinler filizlendiriyor.

Flamenko’yu tanımlar mısın?

 Flamenko sanatsal icrası açısından ele aldığımızda gitarist, solist ve dansçının ana iskeletini oluşturduğu bir ekip performansıdır. Öncelikli olarak bir müzik formudur ancak dans kısmı, kitlelerin Flamenko ile buluşup kenetlemelerinde daha etken bir aracıdır. Tabi ki tüm bunların ötesinde, Flamenko bir yaşam tarzı ve bir duruştur.

Flamenko’nun yaşı var mı? Kimler öğrenebilir? Şartları nelerdir?

Flamenko’yu öğrenmenin yaşı yoktur. Tıpkı bizim halk müziğimize, folklor oyunlarımıza benzer. Belli bir yaşta, boyda kiloda olmanızı istemez sizden; modern çağın dayatma şekilciliğine yenik düşmemiş bir sanat dalıdır. Hisseden herkese kapıları daima açıktır. İspanyaya gittiğinizde en etkileyici dansların, şarkıların en yaşlılar tarafından sergilendiğini görürsünüz. Okula giderken gördüğünüz o etine dolgun büyük anneniz yaşındaki yaşlı kadını okulda hocanız olarak bulursunuz ve size yaşamın tüm derinliğini, tüm acıları sevinçleri bu sanat süzgecinden gayet yalın gayet cesur ifade etmeyi öğretir; ona aşık olursunuz. Kendinden eminliği size ‘güzelin’ ve ‘değerin’ ne olduğunu kavratır.

Flamenko öğrenmek isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Flamenko öğrenmek isteyenlere tavsiyem derhal başlamalarıdır. Flamenko insana gücü, cesareti aşılar. Başlamak için cesur olmaya gerek yoktur; bunu zaten flamenko size er ya da geç katacaktır. En yakınınızda Flamenko ile uğraşan kimler varsa onlara ulaşın ve çalışmaya başlayın; göreceksiniz ki bu formu sevenler zaten kardeşçil, sahiplenici yüreklendirici insanlardır.

Şu an neler yapıyorsunuz? Flamenko konusunda çalışmalarınız nedir?

Şu an Amerikada’yım. Flamenko ve eşli danslar öğretiyorum. Buradaki Flamenko gitaristlerinden David Giardina ile ortak bir proje üzerinde çalışıyoruz. Bu sonbaharda ortak bir performans yapma düşüncesindeyiz.

Hedef ve planlarınızı bize anlatır mısınız?

Tabi ki ana hedeflerden bir tanesi Türkiye ve Amerika’da ki çalışmaları bir araya getirip ortak bazı sahnelemeler yapmak ve dolayısıyla her iki tarafın da kültür alışverişi vasıtasıyla ufkunu genişletmek ve doğal olarak ülkemizi layığıyla tanıtmak.