Mutluluk nedir? İnsanlar huzuru ve mutluluğu kovalıyor. Bir çok insanın şikayeti de mutluluğu ve huzuru yakalayamamak. Tıpkı hikayede anlatılan kedi yavrusu gibiler. Yaşlı kedi yavru kediye sorar kuyruğunu neden kovalıyorsun. Yavru kedi cevap verir; mutluluğu kovalıyorum. Kuyruğunu yakalaması ile kendisinin mutluluğu yakalayacağını düşünmektedir. Halbuki önüne bakıp devam etse kuyruğu onun peşinden gelecektir.

Mutluluk için ne yapılmalı? o zaman. Hayat basittir. Tercihlerden ibarettir. Bir tercih yeni bir yola sokar bizi. Yeni deneyimler yeni tecrübeler getirir.

İyilik ve kötülükte aynıdır. Hangisini seçeceğiniz önemlidir. Hangisini içinde büyüteceğiniz ve besleyeceğiniz önemlidir. Eğer yaptığınız iyiliğe karşı ve iyi davranışlarınıza karşı olumsuzluk ile karşılaşıyorsanız; bu karşınızdaki kişinin sorumluluğudur. Onun problemidir. Üzerinize yük almayın ve kendinizi suçlamayın. Bildiğinizi tahmin ettiğim bir hikaye var. Hikaye şöyledir :

 İyilik ve Kötülük

Yaşlı Kızılderili reis kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyorlardı. Köpeklerden biri beyaz diğeri siyahtı ve on iki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde duruyorlardı. Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu iki iri köpekti bunlar. Çocuk, kulübeyi korumak için biri yeterli gözükürken niye ötekinin de olduğunu, hem niye renklerinin illede siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık.O merakla sordu dedesine;

Çocuk: – Dede bu iki köpeği niye hep kulübenin önünde tutuyorsun? Hem de niye biri siyah diğeri beyaz?

Yaşlı reis, bilgece gülümsedi ve torununun sırtını sıvazladı ve:

Dede: – Onlar benim için iki simgedir.

Çocuk : – Neyin simgesi?

Dede: – İyilik ile kötülüğün simgesi. Aynen gördüğün şu iki köpek gibi, iyilik ve kötülük durmadan içimizde mücadele eder.Onları seyrettikçe ben hep bunları düşünürüm.
Çocuk, sözün burasında, mücadele varsa, kazananı da olmalı diye düşündü ve her çocuğa has bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi:

Çocuk: – Peki hangisi kazanır bu mücadeleyi?

Bilge reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa :

Dede: – Hangisi mi evlat? Ben hangisini beslersem o kazanır!

Bence bu hikaye de anlatılması gereken ders çok önemli. Ama biz unutuyoruz. Egomuza yeniliyoruz. Nasıl ki alışkanlıklar elde ediliyor ve zorda olsa düzeltiliyorsa sonucunda iyi bir kazanım elde edeceksek bu yönde kendimizi eğitmeli ve iyiliği büyütmek için çabalamalıyız ki bu alışkanlığa dönüşsün.

Kötülüğün en iyi dostu :  Kin ve Nefrettir. Öç alma isteğidir. Kinden ve nefretten kurtulun. Size yük olmaktan başka ve sizi ezmekten başka bir işe yaramaz. Sizi küçültür. Zayıflatır. Mutluluk için bu duygulardan mümkün olduğunca uzak durmak gerekiyor.

Herkese iyi davranmak mutluluğu getirecek anahtarlardan biridir. Her zaman iyilik kazanır. Bu hemen gerçekleşmez ama beklemediğiniz bir anda beklemediğiniz bir iyilik ile karşılaşırsınız. Bir güler yüz, sevgi ile sarılma, bir yardım, bir hayvanın sevgisi ve bu örnekleri çoğaltabiliriz. Mutluluk getiren, insanı iyi hissettiren bunlardır. İlk siz harekete geçin. Bırakın insanlar kendi yorgunlukları ve ön yargıları ile yaşasınlar. Siz doğru yoldasınız.

Hayat problemler ile küçük tümsekler ile doludur. Hiçbir şey kolay değil. Önemli olan bunları avantaja dönüştürmektir. En büyük avantajımızı ise beynimizin öğrenme kabiliyetidir. En büyük avantajımız ÖĞRENMEK. Problemleri bir avantaj olarak görürsek her şey insan için daha kolay olacaktır.

Şükür etmek. Şükretmiyoruz artık. Sahip olduklarımız için şükretmek. Mutluluğun bizi takip etmesi için önemlidir. Ne var yani bir elbise arkadaşında var sende yoksa. Yada bir ayakkabı başkasında var sende yoksa. Neden daha iyi bir arabam yok. Neden daha iyi bir evim yok. Eğer şu an bir arabaya sahipsen, başınızı sokacağınız bir eviniz varsa, aileniz yanınızdaysa ve önünüze birkaç kap yemek koyabiliyorsanız. Bunların tadını çıkarın ve şükredin. Zengin bir insansınız aslında. Şükretmek güzeldir. Bir şeye sahip olmak veya bir olayın gerçekleşmesini istiyorsunuz. Halinize şükredin ve o düşündüğünüz düşünceyi bırakın gitsin. Çekim yasası. Merak etmeyin size en hayırlı zamanda size geri dönecektir,  istediğiniz.

Hayalleriniz büyük olsun. Hayal kurmak kadar güzel bir şey yoktur. Size ilham verir ve mutluluk verir. Biraz önce bahsettiğim çekim yasası. Hayallerinizin peşinden koşun ama neden olmuyor diyerek kendinizi de yıpratmayın. Çabalayın, uğraşın, çalışın ve zamanı geldiğinde o sizin olacaktır.

 Zamanımızda artık o kadar çok bizi meşgul eden olay var ki; etkilenmemek elde değil. En önemlisi her şeyi kafanıza takmayın. Gelir geçer. 1 ay sonra veya 1 yıl sonra bunu bir önemi var mı diye sorun kendinize.

Diğer insanlar ile ilgili iyi konuşmaya çalışın. Dedikodu yeri ve zamanına göre iyidir. Siz abartmayın. Bir soruya cevap vermek istemiyorsanız Neden sordun diye sorun? Yada konuşacağınız kişi hakkında yorum yapmak için iyi yönlerini konuşun.

Bahanelerden sakının ve kaçın. Bahaneler bulmayı bırakın. Bir şey yapmak mı istiyorsunuz yapın. Fazla düşünmeyin sonra karar vermek zorunda kalırsınız. Tabi ki gidin kötü bir şey yapın demiyorum size.

Anı yaşamaya bakın. Yemekten zevk alın. Ağaca tırmanmaktan zevk alın. Bir çocuğa ve bebeğe bakın. Onu sevmekten zevk alın. Onu ile oynamaktan zevk alın. Yani anı yaşayın. Ne gelmiş nede gelecek bırakın şu an önemli olan.

Her sabah erken kalkmaya alışın ve mümkünse aynı saatte uyanmaya çalışın. Bunu da alışkanlıklarınızdan biri olsun lütfen.

Eğer mutluluğun sizin ile olmasını istiyorsanız kendinizi başkaları ile kıyaslamayın. Şunu bilin ki herkesin kendine göre derdi var. Neden onda var bende yok demeyin? Yada o şöyle o böyle demeyin. Dediğim gibi herkesin kendine göre bir derdi var. Siz kendinizi sakın başkası ile kıyaslamayın. Sahip olduklarınız, yaptığınız iyi şeyler için şükredin.

En önemli konulardan biride pozitif insanlar ile beraber olmaktır. Negatif insanlar sizi daima geri çeker. Ruhunuzu daraltır. Bıkkınlık verir. Yardımcı olmak ve dinlemek güzel bir şeydir ama bir yere kadar. Artık sizi etkisi altına alır. Siz siz olun pozitif insanlar ile arkadaşlık kurun. Onların mutluluğu, sevecenliği, güveni sizi daha iyi yerlere getirecektir. Kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

Başkalarının onayına ihtiyaç duymayın. Elbette ki tavsiyelere kulak verin ve dinleyin. Özellikle sizden deneyimli, sizi seven, güvendiğiniz ve olgun kişilerin sözlerini, tavsiyelerini dinleyin ama kararı siz verin.

Sosyal ilişkilerinizi geliştirin. İnsanları küçük görmeyin. Bir dilencinin bile bir hikayesi ve ondan öğreneceğiniz bir ders vardır. Ve inanın bana kimin ile tanışacağınızı bilemezsiniz. Belki çok iyi dost olacaksınız, belki hayatınızın aşkını bulacaksınız yada size kimden yardım geleceğini bilemezsiniz. Siz siz olun bir çok nedenden dolayı sosyal ilişkilerinizi geliştirin.

Dürüst olmak her zaman iyidir. Kesinlikle bu konuda taviz vermeyin. Yalan dolan ile iş yapıp yükseleceğinize güvenilir sağlam bir karakterde olun. Bu en büyük hazinedir. Sizi mutluluğa ve başarıya götüren en önemli insani vasıftır.

İnsanları dinlemeyi öğrenin. Empati kurmaya çalışın. Bu çok basit bir özellikte olsa. Karşınızdaki kişi için bu çok önemli ve değerli bir konudur. Saygı ve sevgi kazanmanın en kolay yoludur. İnsanların dertlerini de dinleyeceksiniz zamanı geldiğinde ancak yüklerini almayın. Ayrıca özel konulardan da bahsedebilirsiniz; böyle durumlarda da konuşulan orada kalsın.

Değiştiremeyeceğiniz şeyleri kabullenin. Yük almış olursunuz ve bu size zarar verir. Olayları, hareketleri, tavır davranışları veya her ne ise olduğu gibi kabul edin. Bazen akışına bırakmak en iyisidir.

Meditasyon yapın. Zihninizi durgunlaştırın. Zihin her zaman sizi kötü etkiler. Duru ve sakin düşünmeyi öğrenin. Ruhumuzu besleriz.

Sağlıklı beslenin. Vücudumuz ve ruhumuz bize birer armağandır. Sağlık beslenerek ikisine iyi yönde besleriz ve güçlendiririz. Spor yapın. Vücudunuzun mutluk hormonu gibi hormonlara ihtiyacı var. Spor bunun en kolay yolu.

Sade bir yaşam sürün. Hiç kimsenin gereğinden fazla bir şeye ihtiyacı yok. Hırslardan ve özentiden uzak durun.

Kendinizi kontrol edin. Özellikle sinirlerinizi kontrol edin. Sinirlerinize hakim olun. Siniriniz sizi kontrol etmesin. Siz onu kontrol edin. Bunun için egzersiz yapın.

Beklentilerden mümkün olduğunca uzak durun. Beklentiler bizi prangaya bağlayan zincirler gibidir. Bunlardan kurtulursanız ne kadar az beklentiye girerseniz o kadar çok mutlu olursunuz.

Bir amacınız olsun. Kitap yazın. Aşık olun. Hobiniz olsun. İşinize ve hobinize, her ne ile uğraşıyor iseniz dört elle sarılın. An’da kalır. Anı yaşarsınız. Ne geçmişin izleri ne de geleceğin kuruntu ve korkuları sizi rahatsız edebilir.

İnsanlara iyilik yapın ve denize atın. Yaptığınız iyiliklerden bahsetmeyin. Bırakın sizin için başkası bahsetsin.

Doğa ile iç içe olun. Çiçek ekin. Ağaç dikin. Dikili bir ağacınız olsun. Gelecek nesillere bir armağan bırakın. Arkanızdan size tanıklık etmiş yaşayan bir canlı bırakın. Toprak ile uğraşın. Tek karşılık beklemeden fazlasını veren topraktır. Doğaya saygı duyun ve karşı çıkmayın.

Çocuklar ve yaşlılar ile iç içe olun. Bir çocuğunu masumiyetine, saf sevgisine ve bir yaşlının minnetine tanıklık edin. İnan size kendinizi daha iyi hissettirecektir.

Bir hayvana sahip olun. Eğer bu sorumluluğu alamıyorsanız. Hayvanları sevin ve koruyun. Sokak hayvanlarını besleyin.

Her mevsimin tadını çıkarın. Her mevsimi ayrı bir güzelliği vardır. Yazın sıcağı, ilkbahar yağmuru, sonbahar serinliği ve kışın karı, soğuğu. Bunları avantaja ve güzelliğe dönüştürmek sizin elinizde. Avantaj ve güzellik mi? Bir örnek : RomantizmJ

En önemlisi AŞK ve SEVGİ ile kalın. Bu yolda ilerleyin.

ATIL ALPARSLAN