HAKAN AYSEV’DEN “MUTLULUK” SÜRPRİZİ

www.atilalparslan.com‘un konuğu 26 yıllık kariyeri boyunca çok sesli müziği Türk insanına sevdirmeyi başaran Hakan Aysev… Konuğum Hakan Aysev gibi neşeli ve sempatik bir sanatçı olunca kendisini tanımaktan ve yanında olmaktan çok büyük keyif aldım ve mutlu oldum. Kendisiyle 2014 sanat sezonunda “Çanakkale’den Barış Çağrısı” isimli temsilde üstlendiği Atatürk rolünden bu ay çıkacak olan yeni albümüne varan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Hakan Bey öncelikle hoşgeldiniz. www.atilalparslan.com gezi ve seyahat sitemi  nasıl buldunuz?

Bilgiler kısa, öz ve düzenli. Bir çok sitede gördüğüm kadarı ile konular hakkında değişik ve farklı  bilgiler veriliyor ancak sitende Seyahat Önerilerinde bilgiler birleştirilmiş, daha detaylı bilgiler veriliyor ve detaylı bir araştırma yaptığın belli, daha geniş bilgi verdiğini söyleyebilirim. İstediğim bilgiye ulaştığımı söyleyebilirim. Gezi Yazılarım bölümün de en çok hoşuma giden yaptıklarını doğal ve samimi bir şekilde insanlara aktarman oldu. Haberler bölümün de değişik konularda bilgilendirici yazılar olduğunu söyleyebilirim. Senin gibi dünya Seyahatine çıkmak isteyen biri için; hem kendin hem de insanlar için hazırladığın güzel ve geniş bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Çalışmalarında başarılar dilerim.

Seyahatlerinizde ya da bugüne kadar gördüğünüz yerler arasında sizi etkileyen, sizin için önemli olan bir yer var mı?

Özellikle Floransa, Paris ve Buenos Aires’in yeri benim için ayrıdır.

Mutlaka görmeliyim dediğiniz, merak ettiğiniz bir yer varmı?

Çin’i, özellikle de Yasak Kent’i keşfetmek isterdim.

26 yıllık opera geçmişi olan bir sanatçı olarak, “Mutluluk” temasında sizi çeken şey neydi? Niçin bu temanın bir parçası olmak istediniz?

İnsan hayatta kimi zaman mutlu, kimi zaman da mutsuz olabiliyor. Bu durum genellikle çevresel koşulların etkileriyle oluşuyor tabi. Ama bu koşullar ne olursa olsun, hem mutluluğumuzu doyasıya yaşamak için, hem de sıkıntılarımızı daha çabuk atlatabilmek için hayata hep pozitif yaklaşmak gerekiyor. Şartlar ne getirirse getirsin ben de hep olumlu bakmaya çalışıyorum hayata. Hayata bakış açım, mutlulukla birebir örtüşüyor. Projenin teması da mutluluk olunca her şey kendiliğinden gelişti aslında. Bu proje de insanları şaşırtarak mutlu etmeyi hedefleyen bir projeydi zaten. Aynı zamanda güzel bir iş oldu. Kimse meyve reyonunda alışverişini yaparken karşılarına opera sanatçılarının çıkmasını beklemiyordu.

Sizce mutluluk nedir?

Mutluluğun kişiden kişiye değiştiğini söylerler. Ama ben, bakış açısına göre değiştiğini düşünüyorum. O yüzden mutluluğu “insanın bakış açısıyla hayata gülümsemesi” şeklinde tanımlıyorum. Bunu başarabilmek için de insanın önce kendiyle ve şartlarıyla barışık olması gerekiyor. Problemler her zaman olacaktır. Önemli olan, hayatı daha kolay sürdürebilmek için pozitif bakış açısını elden bırakmamak. Bunu başardığımızda hayatımızda bizi rahatsız eden birçok etken de kendiliğinden ortadan kalkıyor zaten.

Bir müzisyen olarak, mutluluk ile müzik arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?

Bunu yanıtlayabilmem için öncelikle dönüp müziğe bakmak gerekiyor. Müzik tarihten bu yana insanların duygularını yansıtmak için kullandıkları bir olgu. İnsanlar kimi zaman hüznü, kimi zaman kızgınlığı ve mutluluğu dile getiriyor notalar vasıtasıyla. Dolayısıyla müzik, insanda var olan bütün duyguların yanına eklenerek parçalanamaz birer bütün oluşturuyor. Tıpkı mutlulukla oluşturduğu  gibi.

Siz de müziğinizle mutluluk temasını bir alışveriş merkezinde birleştirdiniz.Bir sanatçı olarak neler hissettiniz o an?

Çok sesli müziği geniş kitlelere yaymayı misyon edindiğimi söylüyorum hep. İlgi alanları arasında yemek yapmak olan biri olarak alışveriş yapmayı da çok seviyorum. Mutlu olduğumuz bir alanda insanların karşısında bir anda çıktığımızda şaşırdıklarını ve gülümsediklerini görmek beni çok mutlu etti. Bir nevi üstlendiğimiz misyonu gerçekleştirmek için güzel bir vesile oldu bu proje.

İlk kez izlediğimde ben de oldukça şaşırmış ve beğenmiştim. Sakince alışverişini yaparken bir anda şaşkınlığa uğrayan insanlardan nasıl tepkiler aldınız?

İnsanların tepkisi de oldukça olumlu ve güzeldi. Kendilerini hiç yabancı hissetmediler. Benimle birlikte şarkı söylediler, dans ettiler, en önemlisi eğlendiler. Benim için de mutluluk veren bir deneyim oldu. İnsanların aklında güzel anılar bırakan keyifli bir işti.

FlashMob, Türkiye’de çok da alışıldık bir uygulama değil, Çekimlere başladığınız ilk anlarda insanların tepkilerine dair bir çekinceniz var mıydı?

Bu tarz işlerde, insanları şaşırtırken kendini yeterince ifade edememe riski her zaman vardır. Düşünsenize, insanlar sakince alışverişlerini yaparken bir anda karşılarında şarkı söylemeye başlayan operacıları görüyorlar. Ama Türk insanının bu tarz sürprizleri sıcak karşılayacağını tahmin ediyordum. Öyle de oldu zaten. Hemen uyum sağladılar ve bize katıldılar.

Her şeyden öte, hafızalarda güzel tatlar bırakan ve denenmemiş işler yapmak elbette ki mutluluk verici. Bu yüzden bu projede emeği geçen herkesi bir kez daha kutluyorum.

Mart ayında İstanbul Devlet Operası’nda gerçekleştirilen dünya prömiyerinde Mustafa Kemal Atatürk’ü canlandırdınız. Böyle önemli bir rol, her sanatçı için kısmet olmuyor. Bu önemli rol hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kesinlikle. Bu benim için gerçekten onur verici. Bu yüzden bu önemli görevi “26 senelik opera kariyerimin en önemli rolü” olarak değerlendiriyorum.

Yakın vadedeki projeleriniz neler? Hakan Aysev’i nerelerde görebileceğiz?

Yaklaşan yeni albüm çalışmalarının yanı sıra Anadolu’da birkaç şehirde yapılacak olan temsiller ile sahnede olacağım. Böylece çok sesli müziği Türk insanına sevdirme misyonumuzu Anadolu’da da sürdürme fırsatı yakalayacağız.

Hakan Bey, sizi www.atilalparslan.com olarak ağırlamaktan çok memnun oldum ve keyifli sohbetiniz için size teşekkür ederim. Uzun sanat kariyerinizde başarılarınızın devam etmesini diliyorum. Mutluluk ve huzur sizinle olsun.