Biraz ailenizden ve çocukluğunuzdan bahseder misiniz?

Memur bir ailenin cocuğuyum, annem omurilik felci ben bir buçuk yaşındayken ailem bi trafik kazası geçirmiş o kazada annem maalesef felç kaldı. Bunun dışında çok iyi anlaştığım bir ablam var. Dört kişilik birbirini seven, esprili, yer yer trajediler yaşayan ama her zorluğun üstesinden el birliği ile gelen bir ailede büyüdüm, çocukluğumu 90 larda yaşadığım için şanslı hissediyorum. Doğal, enerjik bir o kadarda hüzünlü bir çocuktum.

Kahramanım Albümünüz hakkınızdaki fikirlerinizi alabilir miyim? Süreç ve gelişmeler nasıldı? 

“Kahramanım”güzel bir albüm oldu içime sindi, uzun zamandır albüm projesini hayata geçirmek istiyordum nihayet bunu yaptık, sevdiğim yakın arkadaşlarımla birlikte çalıştım  bunun albüm üzerinde pozitif bir etki yarattığını düşünüyorum, ben albümün temasını “aşkın tutkulu halleri” olarak tanımlıyorum.

Göz Yaşın Yok eseriniz. Hiç bir adamı ağlattınız mı?

Gözyaşın yok biraz fantastik bir şarkı, bir kadının kendi iç dünyasında ve birazda karanlık olan dünyasında yaşadığı aşk acısını anlatıyor.

Evet ağlattım, bence her erkek hayatında en az bir kadın için ağlamıştır. E tabi bende ağladım.

Sahne dışında hayatınız nasıl geçiyor? Neler yaparsınız?

Bu aralar albüm tanıtımı ve konserlere yoğunlaşmış durumdayım ama fırsat buldukça uzun yürüyüşler yapmayı severim, haftanın dört beş günü mutlaka yürürüm, kitap okurum, yemek yapmayı severim, fırsat buldukça sinemaya ve tiyatroya giderim, gökbilimi ve felsefe ilgi alanlarım arasında ve tabiki kedim “Banu” ile vakit geçirmeyi çok seviyorum.

Sanatçı olmasaydınız hangi mesleği yapmak isterdiniz?

Sanatçı olmasaydım muhtemelen başka biri olurdum çünkü kendimi bildim bileli müzik yapıyorum müzik benim için bir tercih değil varoluş sebebi gibi. Başka biri olmakta keyifli olabilirdi mesela bi yazar olabilirdim ya da artistik buz pateni yapan bir sporcu.

Sanat hayatınızda hiç unutamadığınız sizi etkileyen bir anınız var mı?

Hiç unutmadığım bir an var; bir kaç yıl önce Antalya’da tatil köyünde sahne alıyordum, program bittiğinde 7 8 yaşlarında rus bir kız yanıma geldi, elimi tuttu yarım yamalak ingilizcesi ile “bunlar senin için” dedi ve sahilden benim için topladığı deniz kabuklarını elime bıraktı o deniz kabuklarını hala saklıyorum.

Aşk nedir sizce? Aşkı tanımlar mısınız?

Aşkın tanımını yapmak zor, kişiye göre değişkenlik gösteren bi hal aşk. İnsanın doğasına biraz ters olduğunu düşünüyorum çünkü insanoğlu güçlü, kendini yenileyen, iç güdüsel olarak ayakta kalması gereken bir varlık, aşk ise insanı zayıflatan çoğu kez kişinin kendini unutmasına neden olan çokta faydalı olmayan bir ruh hali, ama tabiki çok mutlu yaşanan aşklarda var elbet. Mutlu aşkın olmazsa olmazı zaman ve karşındakini olduğu gibi kabul etmek.

Sevdiğiniz ve sevmediğiniz özellikleriniz nedir?

Birkaç özelliğim dışında kendimi severim. Kararsız biriyim su içerken hangi bardaktan içsem diye bile düşünebilirim zor karar veririm, endişeli bir yapım var evden çıkarken ocağı, kapıları, defalarca kontrol edenlerdenim bu özelliklerimi pek sevmem, daha sakin ve rahat olmak isterdim.

Formunuzu ve güzelliğinizi nasıl koruyorsunuz?

Aslında çok özel bir şey yapmıyorum bol bol yürüyüş yaptığım için formda kalmak daha kolay oluyor, sağlıklı beslenmeye gayret ediyorum sebze ve meyve tüketiyorum ve herkese tavsiye ederim.

Güzel olmak ve seksi olmak arasında nasıl bir fark var?

Ciddi bir fark var, “güzellik” gerçektir “seksi” olmak ise yapay. Bence içten gülen her kadın çok güzeldir, gülümsemek kadına çok yakışan birşey. Seksi olmak ya da olmaya çalışmak tamamen tercih meselesi bazı kadınlarda çekici dururken bazılarında avam durabiliyor.

Modayı takip eder misiniz? Marka takıntılarınız var mı?

Modayı takip ederim ama marka takıntım yoktur klasik olacak ama kendime yakışanı giyerim.

Kendime ait bir tarzım olduğunu düşünüyorum.

Sizi hayatta en çok ne mutlu eder?

Sevdiğim insanların sağlıklı ve mutlu olması, mutlu olmam için yeterli ve tabiki müzik, müzik yaptığım anlar kendimi çok mutlu hissediyorum.

Yaşam, hayat hakkında ne düşünüyorsunuz? Hayat felsefeniz nedir?

Yaşadığımız hayat muazzam derecede karmaşık ve bir o kadarda mükemmel, başımızdan geçen her olayın raslantısal olarak diğer bir olayla bağlantılı olduğunu ve bu tesadüfler zincirinin, içinde yaşadığımız hayatın kendisini oluşturduğuna inanıyorum .

Gelecek ile ilgili planlarınız, hedefleriniz nedir?

Sadelik ve doğallık hayat felsefem diyebilirim, abartıdan ve yapaylıktan olabildiğince uzak kalmaya çalışıyorum, sevdiklerimle sakin ve huzurlu bi hayat sürmek benim için çok önemli ve tabiki yaşadığımız hayatın çok kısa olduğu gerçeğini unutmadan ve kalp kırmadan yaşamak gerekiyor .

Gelecekle ilgili planlarımın büyük bir kısmını mesleğim oluşturuyor. Yaptığım müziğin samimiyetine inanıyorum ve bu samimiyetin dinleyiciye ulaşacağını düşünüyorum ilerde iyi bir müzisyen olarak anılmak isterim, bunun için çok çalışıyorum ve bence herkes sevdiği, mutlu olduğu işi yapmalı ancak bu şekilde pozitif enerjinizi, gücünüzü işinize yansıtabilirsiniz ve bu bize başarıyı getirir.

En sevdiğiniz renk? En sevdiğiniz yemek?

Siyah ve kırmızı en sevdiğim renkler.

Yemek yemeyi çok seviyorum ve birden fazla “en sevdiğim” yemek var bunların başında fırında pişmiş karnabahar (tabiki yoğurtlu olacak), et yemeklerinin hepsini çok severim ve patetesli havuçlu bezelye yemeği.

Dünya barışı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yaşadığımız dünyada “dünya barışı” ndan bahsetmek zor, ben bu konuda biraz hassasım, özgürlüklerin kısıtlandığı ve insan hayatının değersizleştirildiği bir dönemdeyiz bu bütün dünyada böyle, hoşgörü ve insana saygının azaldığı yerde “barış” malesef barınamaz. Çocukları sadece “çocuk” olduğu, insanı sadece “insan” olduğu için sevmemiz gerekir din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın.

Küresel ısınma, doğal yaşam ve orman konuları var, Bu konularda siz ne düşünüyorsunuz?

Küresel ısınmanın sonuçları hepimizi korkutuyor ama sonuçtan çok sebebi irdelemek lazım insanların çoğu bu konuyu göz ardı ediyor, bence herkesin bu konu ile ilgili yapabileceği şeyler olmalı.

Doğa bizim geleceğimiz ama maalesef ülkemizdeki öncelik sırası çok gerilerde, yaşam kaynağımız ormanlarımız pervasızca yok ediliyor, gelecek nesilleri bilinçlendirmek için okullarda doğa ve orman konuları ile ilgili daha fazla eğitim verilmeli.

Sokağa atılan hayvanlar, sokak hayvanları, hayvan barınakları ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

Bir hayvansever olarak bu konuyu çok önemsiyorum ve sokak hayvanları için elimden ne gelirse yapmaya çalışıyorum. Dünya sadece biz insanlara ait değil, hayvanlarda biz insanlar kadar değer görmeyi hak ediyor, dünya hepimizin ortak yaşam alanı. Sokakta onlarca sahipsiz veya evlerinden atılmış hayvan dostlarımız var onlar için herkes elinden ne geliyorsa yapmalı, kapımızın önüne koyduğumuz bir kap mama bir kap su, kartonlardan yapacağımız kedi köpek evleri sokaklarda zor şartlarda hayatta kalmaya çalışan hayvanlar için kurtarıcı olabilir.

Gezmeyi ve seyahat etmeyi sever misin?

Gezmeyi sevmeyen varmıdır bilmiyorum ama ben çok severim. Bu aralar gezmeye pek vaktim olmuyor ama ilk fırsatta seyahat planlarımı hayata geçireceğim.

Mutlaka görmeliyim dediğin bir yer var mı?

Görmek isteğim çok yer var örneğin karadeniz, uzungöl yayalasını merak ediyorum, yurtdışında gitmek istediğim yerler var bunların başında Norveç, Hollanda ve Transilvanya Alpleri var.

Gezip gördüğün seyahat ettiğin yerler arasında seni en çok etkileyen yer neresidir?

Ben Çanakkale’liyim bir çok yer gezdim ama geliboludaki Şehitler Abidesi gezip gördüğüm yerler arasında beni en çok etkileyen yer oldu, orayı ziyaret edenlerde benim gibi düşünüyordur eminim.

Uzun seyahatler mi, kısa kaçışlar mı? Hafta sonlarını değerlendirir misiniz?

Uzun seyahatleri tercih ederim, kısa kaçışlar sanırım bana yetmiyor eve döndüğümde normal hayata adapte sorunu yaşıyorum 🙂

Bitmek bilmeyen uzun kahvaltı ritüellerim var yakınlarımla haftasonunu bu şekilde değerlendirmeyi seviyorum.

Sizin için tatil deniz kum güneş üçlemesi midir? Yoksa gezelim görelim yiyelim mi tercih edersiniz?

Bu o anki ruh halime bağlı oluyor bazı zamanlar deniz kum güneşi tercih ederken bazı zamanlar tarihi yerler görüp araştırarak, farklı lezzetler deneyerek daha aktif bir tatili tercih edebiliyorum. Sonuçta her ikiside insan ruhuna iyi gelen aktiviteler.

Mavi Tur mu? Tren Yolculuğumu yoksa uçak mı?

Tren yolcuklarını severim, bana hep fantastik gelmiştir ama uzun bir yolculuk olacaksa mavi turu tercih ederim denizin ortasında dingin bir ruh haliyle manzarayı izlemek muhteşem olur.

Ormana bırakılsanız bir hafta vahşi doğada hayatta kalabilir misiniz?

En azından denerim:) muhtemelen hayatta kalırım, insan doğası gereği güçlü bir varlık, vahşi bir ormanda da içgüdüler devreye girer, mücadeleci bir yapıya sahipseniz hayatta kalma olasılığınız artar. Ben yapım gereği mücadeleci ve hırslı biriyim öyle ki yaşadığımız metropol çoğu zaman vahşi bir ormandan çok daha tehlikeli olabiliyor.