Cumhur Gökova Kimdir? Kendinizi biraz anlatır mısınız? Kendinizi nasıl tanımlarsınız?

Cumhur Gökova 15 Temmuz 1950 yılında Adapazarı Vilayeti Akyazı Kazası na bağlı Beynevit Köyünde doğmuştur. Babasının İHSAN GÖKOVA Köy Enstütüsü Mezunu bir İlkokul Öğretmeni Olması dolayısı ile Ortaokul çağına kadar çocukluğu Sakaryanın değişik köylerini gezerek geçmiştir. Her yeni bir köy okuluna taşınmada Babamın yaptığı ilk iş o okula yeni bir kitaplık açmak olduğundan Ben seyehat eden kitaplıklar içinde büyüdüm. O zamanın öğretmen evleri ve okullar tek çatı altında olurlardı buda bana ya sonsuz bir okuma imkanı sundu.Televizyonun olmadığı bütün köyde tek bir radyonun olduğu 1956 – 1961 yılları arasında okuduğum Seyehatnamelerin tesiri altında kalmış olmalıyımki, 18 yaşında yaşımı büyülterek 2 yıl Hava Parasüt Komando eğitmeni olarak gönüllü gittiğim askerliğimi bitirir bitirmez Babamın büyük manevi desteği ile hayalim olan Dünya seyehatine çıktım. 1970 yılında başlayan bu seyehati Kara ve Deniz yolculukları ile 1976 Yılında Kanada nın Vancouver şehrinde son buldu.

Yelkenciliğe nasıl ve ne zaman başladınız? Hikayenizi anlatır mısınız?

Türkiyeden ayrıldıktan sonra ilk yaşadığım ülke İsviçre oldu. Babamın arzusu üzerine İsviçrede Almanca tercümanlık okuluna giderken Hafta sonları Zürich Gölünde yelkene başladım. Tanıştığım ilk yelken Hocama mın mesleğine hemen aşık oldum ve Yelken ile tanışır tanışmaz Profesyonel Çevirmeci olmaktan vaz geçtim ve Yelken Hocası olmaya karar verdim.

Çok genç yaşta Atlantik okyanusunu geçtiniz. O döneme döndüğümüzde yolculuğa başlamadan önce , yolculuk sırasında ve yolculuk sonunda neler hissettiniz? Sizde neler değiştirdi? Size neler kattı?

Atlantik geçişinden önce JİB ile BÜYÜK SAHARA çölüne bir ucundan bir ucuna geçme projemi gerçekleştirmiştim. Orada SABRI – HEP POZİTİF DÜŞÜNMEYİ – ve HAFİF AZ EŞYA İLE  SEYEHAT ETMEYİ öğrenmiştim. İlk atlantik geçişi bundan dolayı hiç zor olmadı. Atlantik geçişi her denizcinin yapması gereken bir seyehat olduğunu düşündüm, kendime olan özgüvenim arttı. Tabiatı, Doğayı daha ok sevip saymayı öğrendiğimi hissettim.

Kuzey kutbu’na gittiniz? Kuzey Kutunu deneyimlerinizi ve Buz ülkesinin size hissettirdikleri nelerdir?

Kuzey Kutbu nda gittiğimiz yer Norveç in Kuzeyinde Yaşayan Laplander ülkesi idi. Amerikada ve Rusya da Artic Circle ın içinde yaşayanlara ESKİMO diyorlar ama Norveç, İsveç ve Finlandiya lılar Kuzeyde yaşayanlara LAPLANDER diyorlar. Norveçli Laplanderler orada yaşamalarına devap etmeleri için devlet desteği alıyorlar. Durum böyle olunca orası turistik bir bölge olmuş. Geyik besleyen, çifçiler, geyik eti lokantaları, sadece renkli tüy bağlı oltayı denizin dibine gönderip çekilerek bol ve kolay tutulan balıklar, Güneşin gece yarısı 24 olduğunda sadece ufka doğru inmesi ama hiç batmaması. Bu kadar az imkanlarla mutlu insanlar,. Birde oraya Temmuz 1 de hareket edip Ağustos 15 de dönülünce bol Güneş ve bulutsuz gökyüzü görüldüğü unutamadıklarımın arasında yerini almış.

Sahra Çölünü geçtiniz. Çölde olmak çölü yaşamak, Çölün ruhunu hissetmek nasıl bir duygu? Size neler hissettirdi?

Bugün, o günleri düşününce insanın ne kadar değişken olduğunu görüyorum. Bunu söylerken şunu demek istiyorum. 20 yaşımda idim, Kafama Büyük Sahra yı o zamanki İsviçreli 45 kilo olan küçücük kız arkadaşım ile geçmeyi hayal ediyordum. Rüyama develeler, kum fırtınaları giriyor bu seyehati muhakkak yapmalıyım diyordum. İnanılır bir şey değil ama gerçek… bugün milyonlar verseler o seyehati yapmam. Ama bugün o seyehati yaptığım için çok mutluyum. Bunu söylerken şunu söylemek istiyorum. HAYALLERİNİZİ İLK FIRSATTA GERÇEKLEŞTİRİN. ÇÜNKÜ BELLİ BİR ZAMAN SONRA DEĞİŞECEKSİNİZ VE AYNI ŞEYLERİ HAYAL ETMEYECEKSİNİZ. Sonradan neden yapmadım demek istiyorsanın hayalinizi ilk fırsatta gerçekleştirin. İşte çölün benim için en büyük mucizesi bu oldu. Çölde bulutsuz göğe bakarak Dünyanın ne kadar büyük olduğunu, şehirlerde yaşayan insanların göğü ve yıldızları ne kadar az seyrettiklerini. TANRI ile ilgili bütün okuduk, ve öğrendiklerimi düşünme imkanı buldum. Çölde olmak insana kocaman bir dünyada ne kadar ufacık bir zerre olduğunu, Milyarlarca insanın yaşadığı Dünya da ne kadar yanlız olabileceğini, yanlızlığın iyi ve kötü taraflarını, Aile sevgisini ve ailenin kutsallığını. Dünya nın her köşesinde ayrı bir güzellik olduğu gibi her insanda da bir güzellik olabileceğini bazen bunu görebilmek için büyük bir sabırda gerekse, o sabır gösterildiğinde o güzelliğinde görülebileceğini öğrendim. Çöl insana kendini en iyi ve en çabuk tanıtan bir yerdir.

Bildiğim kadarı ile Kuzey Amerika’yı, Güney Avrupa’yı gezdiniz? Bu gezilerinizin yanında 2 kere Dünya’ya turu yaptınız, Kuzey kutbuna gittiniz ve Sahra Çölünü geçtiniz?

Hepsinin size verdiği zevk farklıdır. Deneyimler farklıdır. Gezilerinizde aralarından hangisi daha özeldir. Öne çıkan biri var mı? En öne çıkan bir daha yapmam dediğim Çöl seyahatimdi. Belki ilk aşk gibi ilk büyük macera olduğundan dır ama ÇÖLÜN bende başka bir anlamı var. Değer hangi seyatimi düşünürsem düşüneyim her birinin bir köşesinde Çöl tecrübemi kullandığımı görüyorum.

Küçük bir yelkenli teknede ve Okyanusta yaşamak nasıl bir duygu? Tekne hayatının ve Deniz Hayatının insana kattığı değerler nedir?

Çok özel ve çok güzel bir duygu. Ne kadar az bir eşya ile mutlu olarak yaşanabilececeğini bilmek güven verici bir duygu. Herşeyimi kaybetsem teknem ve eşimle Denizde MUTLU MUTLU YAŞARIM diyebilmek büyük zenginlik. Evde çok değerli birşey kırıldığında veya kaybolduğunda üzülmüyorsam bu az eşya ile yaşamayı öğrendiğimden olmalı.

Tekne’de yaşamın avantajları ve dezavantajları nedir?

Herkes için değişir tabi ama benim için…Avantajı çok, dez avantajı yok.

Seyahatiniz’de sizi en çok etkileyen ve beğendiğiniz yer ya da yerler neresidir?

Ben Türk, Kanada ve Aphasia Pasaportu ile seyehat edebilen biriyim Yani Dünyanın neresinde istersem yaşama imkanım var. Bu imkan var iken Marmaris te yaşıyorsam benim için Dünya nın en güzel yeri Marmaris tir.

Seyahatiniz’de yaşadığınız en güzel ve sizi etkileyen anınız nedir?

Tahiti de idik. Teknemiz iskeleye bağlı iskelenin girişi kilitli idi. Sadece teknesi iskelede olanlar girebiliyordu. Tekneme benim yaşlarımda yüzerek geldi..merdiveni istedi.Yüzme merdivenini suya attık, tekneye bindi. Bütün kıyafetleri üzerinde idi…Cebinden telefonunu, Cüzdanını Güneşe koydı…bana sarıldı…Islak yaşlı adama çok içten sarılmadığı düşünmüş olmalıki,,,hüzün ile yüzüme bakarak .

– Hocam beni tanımadın…çok üzgünüm..ben Güney Afrikalı Israilde yaşayan Zulu..Sana sürpriz yapmak istedim..kilitli kapıya asılarak iskeleye geçerken suya düştüm. Hey büyük Tanrım..ne kadar sevenim varmış..dedim kendi kendime…oda AMEL marka bir tekne ile Dünya turu yapıyormuş..iki ay beraber seyehat ettik.

Seyahtiniz’de en zorlu anınız ne zamandı ve nedir?

Eşim Mayısa için yakalandığımız 68 knot luk bir fırtına imiş ama benim için zor bir anı yoktu.

Yelkenli Tekne ile Dünya Turuna çıkmak isteyenlere tavsiyeleriniz nedir? Dünya Turunu tavsiye edermisiniz?

Herkese tavsiye ederim. Aman sizi seven, sizinde sevdiğinizden emin olduğunuz kişiler ile seyehate çıkın zira tekne hayatı Küçük aşkları södürür, büyük aşkları ise daha güçlendirir. Tıpkı rüzgarın mumu söndürdüğü, orman yangınını dahada büyüttüğü gibi.

Yaşam, hayat hakkında ne düşünüyorsunuz?

Hepimiz bu Dünya ya güzelliklerin tadını çıkarmak için geldik. Önce kendimiz Dünya nın tadını çıkaralım sonrada etrafımızdakilere Dünya nın tadını çıkarmaları için yardımcı olalım.

Hayat felsefeniz nedir?

Bilmediğini bileni sabırla bekle, bir gün öğrenir, Bilmeden bildiğini sanandan uzak dur, Bilen ve bildiğini bilenden ayrılma. Mutlu insanlara sarıl….mutsuz insanlardan uzak dur.

Dünya barışı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Dünya da para ortadan kalmadıkça savaş ta bitmeyecektir. Bizim yapabileceğimiz, yarın barış olacakmış gibi çalışmak, Herzaman kendimiz ile barışık olmak.

Küresel ısınma, doğal yaşam ve orman konuları var, Bu konularda siz ne düşünüyorsunuz?

Dünya dengesini bozmamak için elimden geleni yaparım ama yarın kıyamet kopacak diyede üzülmem.

Sokağa atılan hayvanlar, sokak hayvanları, hayvan barınakları ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

En sevdiğim hayvanım evimdeki kedidir. Ne para ile alınan süslü bir kedi nede Meşhur bir cins. Ben onu severim oda bizi. Ne cinsmi, kaçamı aldık?…..para vermedim, cinsinide bilmek çünkü oğlum onu yavru iken sokakta bulmuş. Herkes etrafındakilere yardım etse, ne fakir fukara derneklerine itiyaç kalır, nede Dünya da fakir fukara.

Uzun seyahatler mi, kısa kaçışlar mı? Hafta sonlarını değerlendirir misiniz?

Ben saniyeleri değerlendirme taraftarıyım. Saniyeler, saatleri, saatler günleri, günler yılları yapmıyor mu?

Sizin için tatil deniz kum güneş üçlemesi midir? Yoksa gezelim görelim yiyelim mi tercih edersiniz?

Benim için önemli olan bir güzelliği sevenlerim ile paylaşmaktır. Bu sadece Güneş sadece kum veya hepsi bir arada olur fark etmez.

Mavi Tur mu? Tren Yolculuğumu yoksa uçak mı?

Sevenim bir durak ileride ise Trenle, çok uzakta ise uçakla ama yanımda ise mutlaka ve mutlaka en yavaş şekli ile..yani Mavi Tur….

Mutlaka görmeliyim dediğiniz bir yer yada yerler neresi?

Şu an yok..olduğu an rotamı oraya çeviririm.

Son zamanlarda neler yapıyorsunuz?

Tecrübelerimi kursiyerlerimle paylaşıyorum.

Sevgiler.. Cumhur Gokova 4.01.2015

Röportaj : Atıl Alparslan